BİLGE TONYUKUK
Göktürklerin bağımsızlık savaşından başlayarak, İlteriş, Kapgan, Bilge zamanlarında Devlete aralıksız 46 yıl hizmet eden Tonyukuk, girdiği bütün savaşları kazanmayı bilmişti.
Tonyukuk, o çağın dini, kültürel akımlarını da yakından takip ederek Türk milleti açısından değerlendiriyordu. Bilge Kağan, Çin'de olduğu gibi Türk ülkesini de surlarla çevirmek istiyordu. Tonyukuk bu fikre itiraz etti; "Bunlar olmamalı, biz ömrünü sulu ve otu bol bozkırlarda geçiren bir milletiz. Bu hayat bizi daima bir savaş egzersizi içinde tutmaktadır. Göktürklerin sayısı Çinlilerin yüzde biri bile değildir. Başarılarımız yaşayış tarzından ileri gelir. Kuvvetli zamanlarımızda ordular yürütür, akınlar yaparız. Zayıf isek bozkırlara çekilir mücadele ederiz. Eğer kale ve surlar içine kapanırsak, Tang orduları bizi kuşatır, ülkemizi kolayca elde ederler..."
Bilge'nin bir başka düşüncesi ise ülkede Budist ve Taoist tapınaklar yaptırarak bu din ve felsefeyi Türkler arasında yaymak istiyordu. Tonyukuk ise yine itiraz etmiş ve şöyle demişti:
"Her ikiside insanlıktaki hükmetme ve iktidar duygusunu zayıflatır. Kuvvet ve savaşçılık yolu bu değildir. Türk milletini yaşatmak istiyorsak, ne bu çeşit öğretime, ne de bu türlü tapınaklara ülkemizde ihtiyaç vardır."
Tarihte Türk milletinin geçirdiği acı tecrübelerin ışığında yapılmış olan bu tavsiyeler, Göktürk başkentinde iyi anlaşılmıştır. Batılı araştırmacılar Tonyukuk için " Göktürk'lerin Bismarck'ı " derler.
Tonyukuk 725'i takip eden yıllarda öldü. Sonra hatırasına Orhun'un doğusunda bir kitabe dikildi. Bu kitabe Türk dili ve edebiyatının , uzunca okunabilen ilk anıtı olarak kültür tarihinde önemli yer tutar. Aynı zamanda,Türklerden kalma bir milli tarih kaynağıdır. Kitabe metninin Tonyukuk tarafından ölmeden önce yazılmış olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu da bu Devlet büyüğüne Türk edebiyatının adı ve şahsiyeti bilinen ilk siması olma şerefini kazandırır.
KÜL TEGİN
731 yılında da Kül Tegin öldü. Öldüğü zaman 47 yaşında idi. Kül Tegin'in ölümü karargahta derin bir üzüntü yarattı. Bu durumu Bilge Kagan şöyle anlatır: "Küçük kardeşim Kül Tegin öldü, görür gözüm görmez oldu, bilir bilgim bilmez oldu. Zamanın taktiri Tanrı'nındır. Kişi-oğlu ölmek için yaratılmıştır. Yaslandım gözden yaş, gönülden feryat gelerek yıkıldım... Milletimin gözü, kaşı (ağlamaktan) fena olacak diye sakındım".
Adına bir kitabe dikilmiş, bu kitabe Göktürk tarihi,kültürü ve Türk dili ve edebiyatı yönlerinden eşsiz değerdedir. 1 kasım 731 günü yapılan cenaze törenine Göktürk halkı ve ileri gelenlerinden başka, Çin'den İran'a kadar pek çok devlet adamı ve kavimler hususi heyetlerle katılmışlardır.
BİLGE KAĞAN
Bilge iki büyük yardımcısını kaybettikten sonra önemli bir faaliyette bulunmadı. Bilge Kağan, Buyruk-Çor adındaki nazırını, bir ortak pazar yeri anlaşması için Çin'e gönderdi. Daha sonra bir Çin prensesi ile evlenmek isteğini kabul eden Çin İmp. teşekkür mektubu yazmıştı. Fakat bu evlenme gerçekleşmedi. Çünkü Buyruk Çor Bilge Kagan'ı zehirleyerek öldürmüştür.
Bilge 25 Kasım 734 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Öldüğü sırada 50 yaşlarındaydı. Bilge 19 yıl "ŞAD" ve 19 yıl da Kagan olarak milletine hizmet etmiştir. Türk milletini çok sevmiş ve inanmış bir devlet adamıydı. Bu duygularını şöyle dile getirir:
"EY TÜRK MİLLETİ, ÜSTTE GÖK YIKILMAZ,ALTTA YER DELİNMEZSE, DEVLETİNİ TÖRENİ KİM BOZABİLİR". "ÜSTTE TANRI, AŞAĞIDA YER BUYURDUĞU İÇİN, MİLLETİMİ GÖZÜNÜN GÖRMEDİĞİ, KULAĞININ DUYMADIĞI İLERİ GÜN DOĞUSUNA, GERİ GÜN BATISINA, BERİ GÜN ORTASINA, YUKARI GECE ORTASINA KADAR GÖTÜRDÜM. ALTIN'IN SARISINI, GÜMÜŞÜN BEYAZINI, İPEĞİN HALİSİNİ, ATIN AYGIRINI, KAKIMIN SİYAHINI, SİNCABIN GÖKÜNÜ, MİLLETİME TÜRKLERİME KAZANDIRDIM."
Bilge Kagan'ın ölümü, Kül Tegin'in acısını henüz unutmayan Türk halkını derin üzüntüye boğdu. Çin imparatoru da baş sağlığı dileyerek ülkesinde matem ilan etmiştir.
GÖKTÜRK DEVLETİNİN YIKILMASI
Bilge Kağan'ın ölümü üzerine devlette çöküş sürecide başlamış oldu. Bilge'nin yerine sırasıyla oğulları TÜRK BİLGE KAGAN ve TENGRİ HAN geçtiler. Fakat devletin idaresi Tonyukuk'un kızı olan annelerinin elindeydi.
Devlete hakim olamadılar. Hanedan üyeleri birbirine düştü. Durumdan faydalanan Basmıl'lar, Karluk'lar ve Uygur'lar birleştiler. Aşına ailesinden gelen basmıl yöneticisini 742 yılında Kagan ilan ettiler. Bu arada müttefiklerin arası açıldı ve Basmıl Kagan'ı ortadan kaldırıldı. Kağan'lığa Uygur yöneticisi KUTLUG BİLGE KÜL geçirildi.
Ötüken'de artık Uygur devleti başlıyordu. (745) Bununla beraber, Göktürk çağının bazı aileleri, hatta Tonyukuk soyundan gelenler Uygur devletinde ve daha sonraki devirlerde bile önemlerini korumuşlardır.